|
|
|
Sting in Türkiye Günlüğü
15 Agustos 1997
Nefis bir havada, tekneyle Turkiye sinirlarina girdik. Turkiye bir polis devleti
diyorlardi. Burada rahat edecegimizi saniyoruz. Police in solisti Sting,
- Kendi ulkeme gelmis gibiyim diyor. Cennet gibi koylarda geziyoruz. Bu arada
Turkler cok ilerlemis. Denizde patlican ve lahana yetistirmeyi basarmislar.
Helal olsun adamlara.
16 Agustos 1997
Bodrum aciklarina demirledik. Burada oldugumuzu kimse bilmiyor. Taninmamak icin
Sting le adlarimizi degistirdik zaten. Gazetelerden kendimize Turk isimleri
bulduk. Sting in adi Erbakan, benim adim da Zeynep Uludag oldu. Soylenmesi zor,
ama olsun. Bugun kiyiya cikmayacagiz. Sting erken yatip sabah yoga yapacagini
soyledi. Turkler denizde karpuz da yetistirmeye baslamislar. Helal olsun.
17 Agustos 1997
Sabaha karsi ucte gok gurultusuyle uyandim. Fakat gok ilginc bir sekilde
gurluyordu.
- Un, dos, treeees - un dos treees... Guverteye firladim.
Sting ic camasirlariyla guvertedeydi ve elindeki pompali tufekle Halikarnas
Disko ya ates ediyordu. Gurultu sabaha kadar surdu ve ben sabaha kadar koyun
saydim.
- Un, dos, treeees..
18 Agustos 1997
Bugun karaya ciktim... Sting bir sonraki gece icin domuz kursunu ismarladi.
Sokaklarda kucuk Hoffman i sallayarak geziyorum. Geldigimden hicbir gazetecinin
haberi yok. Aman Allahim, biri tanidi galiba. Bir kamera ustume dogru geliyor.
Benden bisey soylememi istiyor adam. Soylenmesi zor ama sonunda basardim..
- Maraba Televole..
19 Agustos 1997
Bugun Sting le beraber tekrar kiyiya cikacagiz. Sting e,
- Rahat ol, kameraya ceken bile beni tanimadi. Maraba Televole dedirttikten
sonra cekti gitti dedim. Cok sasirdi. Turkler denizde pet su sisesi de
yetistiriyorlarmis. Cok ilginc. Karaya ayak basar basmaz, yaklasik 10 bin
gazeteci etrafimizi cevirdi. Yagmur Ormanlari na karsi aslanlar gibi direnen
Sting in gozlerinden yagmur gibi gozyaslari akiyor.
- Hadi gidelim Dustin deyip duruyor ama, kimildamak ne mumkun. Yirmiye yakin
gazeteci bana sarilarak resim cektirirken nasil hareket edebilirim ? Bir
gazeteci de pipisi acikta cocugunu kucagima verdi. Cocugun pipisini opmemi
istiyor. Operken resim cekecekmis. Deli mi ne ? Sting,
- Maraba Televole dememek icin disim agriyor numarasina yatti, ama az sonra ayni
ekip yanlarinda bir disci ve disci koltuguyla geri geldi. Ben bir gelin
arabasinda gazetecilerin davetlisi olarak tanimadigim birilerinin dugunune sahit
olarak giderken, Sting sahilde dislerini cektirmemek icin Merhaba Televole diye
bagirip duruyordu.
20 Agustos 1997
Pesimizden yuzerek gelen muhabirleri Karaada aciklarinda atlatip, Datca ya
kactik. Datca nin turkucu belediye baskani bizi sahilde efeler arasinda turku
soylerken karsiladi. Bir anda kendimi kilicli efelerin arasinda buldum. Birinin
kilici kolumu siyirdi. Sting gene televolecilere yakalandi. Ben dun, Maraba
Televole demistim dese de, kimse onu dinlemedi. Bu baska bir kanalin
televolesiymis cunku. Sting soylememekte direnince, bir muhabir yumurtalarini
kistirip once Onuncu Yil Marsi ni soyletti, sonra da Maraba Televole dedirtti.
Ben Super Firikik icin yeni dogmus bir cocugun kirveligini yaparken, Sting
agliyor ve kendisine her yaklasan televizyon kamerasina Merhaba Televole diye
acikli acikli haykiriyordu.
21 Agustos 1997
Bugun son gunumuz. Bir baska televizyon kanali, Turk bayrakli tisort giydirip
beni Kenan Evren le bulusturdu. Kenan Bey nazik bir adam. Bana resimlerini
hediye etti, ozellikle Denizi seyreden ciplak kadin adini verdigi resmi cok
ilgimi cekti. Resimde kadin yoktu cunku. Netekim burasi kucuk bir muhit. Kadin
cizersem dedikodu olur. Kenan Pasa eve kadin atiyor derler evladim dedi. Sting i
en son gazetecilerin israri uzerine koylu kizlarla hali dokurken gordum. Zavalli
hem hali dokuyor hem de, Maraba Televole diye bagiriyordu...
22 Agustos 1997
Bugun Turkiye den ayrilmamiz gerekiyor, ama Sting hala ortada yok. Karisi onu
gece televizyonda gordugunu ve Sting in Medyator adli bir programda sunucuyla
yagli gures yaptigini soyledi. Turkiye nin denizlerinde hiyar da yetisiyor. Cok
ilginc..
|